1918 yılında, insanlık tarihinin en ölümcül İspanyol gribi salgını patlak verdiğinde, rekabet ilaç şirketleri arasında büyük rekabet başladı. Hastalığın semptomlarına karşı tedavi ettiğini iddia eden uçucu yağlar ve tabletler satılıyordu. Gazeteler bu ilaçların reklamını aynı zamanda yaralanma ve ölüm haberlerini taşıyorlardı. Bu salgından bu yana hala bu gibi şüpheli ilaçların yaygın olduğunu görüyoruz. Ancak bu sefer bu ilaçların bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve korona virüsüne karşı koruduğunu iddia ediliyor. 

Sosyal medyada beslenme tavsiyeler yayılıyor, bunların arasında koronavirüsü önlemek için antioksidanlar ve C vitamini açısından zengin gıdaların yararların hakkında bahsetmektedir. Bazı gazeteler, kırmızı biber tozu ve yeşil çayın korona virüsünü önlemede maskelerden daha iyi olduğunu bildirdi. Fakat maskelerin enfeksiyon riskini beş kat azalttığını biliniyor. Ancak bağışıklığı güçlendiren hapların, süper yiyeceklerin veya sağlıklı alışkanlıkların saf yalanlar olduğunu ve bunu destekleyecek bilimsel bir kanıt olmadığını göstermek istiyorum.

Yale Üniversitesi’ndeki immünoloji bölümünden aldığımız bilgileri göre, vücudumuzun ilk savunma mekanizması ciltte, solunum sisteminde ve mukoza zarlarında başlar, eğer ki virüs vücuda tamamıyla nüfuz ettiyse enfeksiyona karşı tüm savunma mekanizmayı çalıştırır. Doğuştan gelen bağışıklığın virüsleri yenmede başarılı olmaması durumunda, hücreler, proteinler veya antikorlar yoluyla edinilen çalışmaya başlarlar. Aşılar, yani vücudu canlı veya ölü mikroplara maruz bırakmak, vücudun savaşlarını kolaylaştırmak için patojenleri tanımlamasına yardımcı olur. Ancak, enfeksiyon belirtileri, vücut ağrıları, mukoza salgıları ve ateştir, yani bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterir. Ateş vücudu virüslerin ve mikropların çoğalmasını önleyen noktaya kadar ısıtır. 

Bağıslık sistemin güçlendiricileri olduğunu varsayarsak, bunların bağışlığımızı uyandırır ve enfeksiyonu azaltır. Yani şunu demeye çalışıyorum, eğer yeşil çaylar bağışıklık sistemimizi gerçekten destekliyorsa o zaman daha fazla burnumuz akmaya başlar. Başka artı noktası yoktur. Bugüne kadar vitamin tabletlerinin faydalarını destekleyecek hiçbir kanıt yoktur, hatta birçoğu zararlıdır. Örneğin C vitamininin soğuk algınlığı ile mücadelede faydalı olduğu bilinmektedir.

2013 yılında Krochan Araştırma Vakfı, çalışmaların bir incelemesini yaptı ve büyük dozlarda C vitamini almanın yetişkinlerde semptomların süresini azatlmadığını ve bu yüzden soğuk algınlığı etkilemediğini sonucuna vardı. D vitamini, araştırmalara göre sağlığı destekleyen tek vitamindir. Birçok çalışma, vücuttaki düşük D vitaminin seviyesi solum hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açtığını gösteriyor. Bir diğer çalışma, D vitamininin otoimmün hastalıklara karşı mücadelede rol oynadığını gösterdi. Yararlı bakterilerin hastalıkların önlenmesine katkıda bulunması muhtemeldir. 2015 yılında yapılan araştırmalara göre, yararlı mikroorganizmalar içeren yiyecekler, içeceklerin veya tabletler üst solumun enfeksiyonlarına karşı yardımcı olduğunu fakat korona virüse karşı etkili olmadığını göstermiştir. Araştırmalara göre dengeli bir besinin sağlığa daha faydalı olduğunu göstermekte. Peki, korona virüsünü önlemek için ne yapılmalı? Bağışık sistemini gerçekten güçlendirmenin yolu, yeterli uyku ve egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, stresden uzak kalmak, temizliğimiz için antiseptikleri kullanmak gerekiyor. Bilinen markaları tercih etmenizde fayda var ( shop.logicchemie.com ).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir